Arkadaşlar toplum olarak işsizlikten yakınmaktayız. Hele bir de bayansanız ve evde zaman geçmez bir hale gelmişse, aile bütçesine katkınız olmasını istiyorsanız arayış içerisine girmişsinizdir. Hatta benim bu yazıma kadar ulaşmışsanız gerçekten gerçek birşeylere ihtiyacınız var demektir.
Evden para kazanmanın yolları
Öncelikle şunu belirtmek isterim; Ben de işsizlikten muzdarip bir arkadaşınızım. Yaklaşık beş ay önce evlendim ve İstanbul’ a yerleştim. Hiç bilmediğim büyük bir şehir. Çalışmam ve evimizin bütçesine katkı sağlamam gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle internet ve gazete ilanlarına baktım. Birçok ilana başvurdum . “Artık iş olsun da” diyerek başvurmayacağım ilanlara bile başvurur olmuştum. Bu arada gerçek bir iş bulana kadar evden ek gelir sağlayacak bir iş olsa, dedim kendi kendime. Böylece internet üzerinden araştırmalarıma başladım. Read the rest of this entry »
+359 Bulgaristan alan kodudur. Bu numaralardan sık sık cevapsız çağrılar aldığım gibi yakın zamanda arkadaşlarımdan da duymaya başladım. Tanımadığım numarayı geri aramayı bırakın, arandığımda cevap bile vermem ama bu konu beni kuşkulandırdı. Biraz araştırma yaptığımda işin iç yüzünü öğrendim. Bu numaradan arayanlar genellikle bayanlar.
Örnek: +359876644510 böyle bir numaradan size çağrı geliyor. Arıyorsunuz karşınızda bir bayan. Fakat bu bayan sizinle konuşmaya başlayana kadar en az bir on saniye geçiyor. Sonrasında telefonu açan bayan size sıkıntıları anlatmaya başlıyor. Sizden iş ve hatta evlilik talebinde bulunuyor. Aslı var mıdır o kadar ayrıntısını bilmiyorum
Size tavsiyem ay sonundaki telefon faturanızın kabarık olmasını istemiyorsanız ve eğer telefon numarasını tanımıyorsanız geri dönüş yapmayınız!..
Bu listeyi uzatabildiğimiz kadar uzatmamız mümkün. Peki ya yaptığımız alışverişler sonucu para üstü alırken aldığımıza ne kadar dikkat ediyoruz!
5 kuruş altındaki ödemeler hiç bir zaman yapılmadığının farkındasınızdır. Bu bizlerin aslında pek umursamadığı bir gerçek. Peki ya bakış açımızı değiştirirsek! Büyük bir market düşünün günlük ziyaretçisi 12.000 ( bu rakamda abartı olmadığından emin olabilirsiniz) her bir müşterinin yaptığı alışverişlerde ortalama 2 kuruş para üstü kalsa 240,00 TL günlük yapar. Ayda 7.200,00 TL yılda ise tam 86.400,00 TL yapar. Bu yalnızca bir market alışverişi örneği. Binlerce büyük market var. Şimdi size soruyorum Kuruşlarımız nereye gidiyor?
Kabul ediyorum. Evet bu yazımı yazmakta biraz geç kalmış olabilirim. Ama geçerli mazeretlerim var. Artık ben bekar bir erkek olma vasfından çıkmış evli bir erkeğim. 06 ağustos 2010 tarihinde Gülnihal mustakbel eşim oldu. O gün o kadar mutluydum ki hayatımın en mutlu günü diye bilirim. Öncelikle ailelerimize, dost ve akrabalarımıza bizi bu mutlu günümüzde yalnız bırakmadıkları için ne kadar teşekkür etsek azdır. Düğün törenimizde başta Özkocaman spor tesislerinin sahibi Ömer bey ve personeline ve diğer emeği geçen herkese tek tek çok teşekkür ederiz. Gerçekten düğünümüz çok harika oldu.
Düğünümüzün hemen ardından bir haftalık balayı tatilimiz için Ayvalık Sarımsaklı’ da bulunan Club Mare hotel’ i tercih ettik. Gerçekten doğru tercih yapmışız balayımızda çok güzeldi. Başta Club Mare hotelin sahibi Murat bey olmak üzere personelinede çok teşekkür ederiz.
Balayı dönüşümüzün hemen ardından yeni bir hayat ve yeni bir evimiz olsun istedik ve evimizi taşıdık. Bu konuda da ailelerimiz bizi yalnız bırakmadı. Onların yardımıyla evimizi çok hızlı bir şekilde tuttuk ve döşedik. Ufak tefek eksiklerimiz kaldı tabii ki fakat her geçen gün tamamlanıyor olsada evin eksikleri bitmiyor.
Derken araya referandum oylaması girdi. Mustafakemalpaşa’ ya giderek oyumuzu kullandık ve hayırlı olamasını diledik.
Mustafakemalpaşa dönüşünde hemen hiç vakit kaybetmeden iş görüşmemi tamamladım. Şuan Pelit pastanelerinin Kozyatağındaki Kozzy alışveriş merkezindeki şubede işe başladım.
Çok geçmeden bu kadar güzel giden olayların ardından mutlu bir haber daha aldık ve eşimin hamile olduğunu öğrendik. Artık bende bir baba adayı oldum. Herşey o kadar güzel yaşanıyor ki hayatımdan ( Gülnihal) çok memnunum. Allah herkese böyle bir eş böyle bir aile böyle mutluluklar nasip etsin.
Yaklaşık 1 haftadır Ankara’da bulunuyorum. Buraya gelme nedenim annemin sağlık probleminin olmasıydı. Bağırsak zarlarının yırtılması sonucu bağırsaklar dışarıya çıkmış. Bir nevi fıtık gibi bir şey. Bu yüzden annemin ameliyat olması gerekliydi. 23.06.2010 tarihinde Keçiören Eğitim ve Araştırma hastanesinden ameliyat için gün alındı. 22.06.2010 salı günü yatışını yaptık. Yatış yaparken hayatımdaki en zor imzalardan birini attım. Annem ameliyat olacak ve doğa bilecek her türlü ihtimale karşılık atmış olduğum bir imzaydı bu. Kendimi o kadar çok kötü hissettim ki bunu sizlere anlatamam. Allah düşmanımın başına vermesin.
Ameliyat saati geldiğinde annemi hazırladılar ve ameliyat odasına götürdüler. Gittiğinde saat 14:30′du stres dolu bir bekleyişin ardından saat:15:50 de annemi odasına getirmişlerdi fakat ameliyat tansiyonunun yükselmesi nedeniyle yapılamamıştı.
Doktoruyla görüştüm ve 24 saat müşade altında tutulacağını söyledi. Aksi bir durum oluşmazsa 25.06.2020 cuma günü ameliyatı gerçekleşecek denildi. Stres ve korku dolu 2 gün daha. Neyseki yalnız değildim. Nişanlım, annesi, ablam, eniştem ve babam her zaman benim ve annemin yanındaydılar. Kuzenim Nagihan ve eşi Cafer’de telefonla beni arayarak yanımda olduklarını gösterdiler. Hepsine ayrı ayrı minnettarım.
İkinci defa ameliyat saati geldiğinde. Herşey benim için çok daha zordu. Çünkü annemin yanında tek başıma kalmak zorundaydım. Herşey hazırlandı ve annem ameliyat odasına alındı. Ameliyathane kapısı önünde beklediğim her saniye hiç geçmiyormuş gibiydi. Bir buçuk saatlik bekleyişin ardından kapı açıldı ve annem sedye içinde bada doğru geliyordu. Dikkatli baktığımda annemin yüzünde acı ifadesinden çok moral bozukluğu görünüyordu. Meğer tansiyonu yeniden yükseldiği için anestezi yapılamadığı için ameliyat olamamıştı.
Annemi odasına getirdikten sonra ben doktorunun yanına gittim ve konuştum. Doktorunu dinledikçe aslında bunun bir oğulun annesini beklemekten çok öte birşey olduğunu öğrendim. Tansiyon hastalarının ameliyat olabilmeleri için. en az iki saat öncesinden özel bir odaya alınarak. sakileştirilmesi ve uyutulması gerekiyormuş. Bu imkanlarda Türkiye’de her hastanede hatta çok nadir hastelerde bulunuyormuş. Böyle olmasından dolayı bir çok hasta ameliyat olmadan geri geliyor ve bağzılarıda ameliyat esnasında beyin kanaması geçiriyormuş. Buda binlerce anne ve oğul demek.
Her hafta sonu İstanbul’ dan Mustafakemalpaşa’ ya gidip/geliyorum. Otobüs firmalarında yaşanılan sıkıntılar malum. Bende bunu bildiğim için biraz daha fazla ücret ödeyerek daha köklü yılların tecrübesi olduğuna inandığım Kamil Koç firmasını tercih ediyordum. Ediyordum diyorum çünkü yakın zamanda başıma gelen bir olay bana şunu hatırlattı önemli olan başarılı olmak kadar başarının sürekliliğini sağlamak… Şimdi size olayı anlatıcam. Okuduğunuzda hiç bu kadar saçmalığı bir arada görmediğinizden emin olabilirsiniz..
22.05.2010 tarihinde saat 19:30 da İstanbul/Ataşehir – Mustafakemalpaşa’ ya hareket edecek olan Kamil Koç firmasına ait rahat hat otobüsüne 7 numaralı koltuğa İçerenköy yazıhanesinden bilet aldım. Ataşehir terminaline gitmek için servis kullanmak istediğimi belirttim. Bunun üzerine yazıhane görevlisi servis saatinin 19:15 olduğunu söyledi. Read the rest of this entry »