13 Mayıs 2010, 00:35

06 Mart 2010 cumartesi akşamı ailemle birlikte Gülnihal ‘i babasından istemeye gittik. O kadar heyecanlıydım ki; içeriye girdiğimde ne yapacağımı şaşırdım.

Büyüklerin elini öptükten ve herkesle selamlaştıktan sonra başka bir odaya geçtim. Odaya bir süre sonra Gülnihal geldi. Onu karşımda gördüğümde büyük bir rahatlık düştü içime.

İçeride havadan sudan muhabbetlerin ardından söz istemeye geldiğinde artık resmen evliliğe giden ilk adımızı atmış olduk.

Sıra kahve faslına gelmişti. Tuzlu kahveyi içmek için sabırsızlanıyordum. Gülnihal son olarak kahveyi bana getirdiğinde tepsinin içinde iki tane kahve vardı. Bunlardan biri tuzlu diğeri ise normal kahveydi. Normal olanın üzerinde çok ince düşünülmüş bir detay vardı. Kahvenin köpüğünün üzerine bir kalp resmi yapılmıştı. O an Gülnihal’ in yüzüne baktığımda her türlü ihtimale karşılık tuzlu kahveyi içmemem için beni uyarması çok daha büyük bir incelikti aslında. (Canım benim)

Kahveler içildikten sonra sırada yüzüklerimizin takılması vardı. Bu görev için ailenin en yaşlı delikanlısı babam sahneye çıktı ve yüzüklerimizi taktı. Arkasından Refik babamın söz duasını Türkçe okuması ise çok anlamlıydı. Böylelikle sözümüz kesildi. O kadar mutlu ve huzurluyum ki evlenmeye karar veremeyenlere şiddetle tavsiye ederim.

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

*