‘İstanbul’ Etiketiyle ilgili Arşiv

Evde nasıl bir iş yapmalı?

Pazartesi, 31 Ocak 2011

Arkadaşlar toplum olarak işsizlikten yakınmaktayız. Hele bir de bayansanız ve evde zaman geçmez bir hale gelmişse, aile bütçesine katkınız olmasını  istiyorsanız arayış içerisine girmişsinizdir. Hatta benim bu yazıma kadar ulaşmışsanız gerçekten gerçek birşeylere ihtiyacınız var demektir.

Evden para kazanmanın yolları

Evden para kazanmanın yolları

Öncelikle şunu belirtmek isterim; Ben de işsizlikten muzdarip bir arkadaşınızım. Yaklaşık  beş ay önce evlendim ve İstanbul’ a  yerleştim. Hiç bilmediğim büyük bir şehir. Çalışmam ve evimizin bütçesine katkı sağlamam gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle internet ve gazete ilanlarına baktım. Birçok ilana başvurdum . “Artık iş olsun da” diyerek başvurmayacağım ilanlara bile başvurur olmuştum. Bu arada gerçek bir iş bulana kadar evden ek gelir sağlayacak bir iş olsa, dedim kendi kendime. Böylece internet üzerinden araştırmalarıma  başladım. (daha fazla…)

Gözler görür,konuşamaz ben..

Cuma, 19 Şubat 2010

Tam 7 yıl önce bir insanı öyle derin sevmiştim ki, izlerini daha yeni yeni kaybediyorum. Unuttum demiyorum. Çünkü unutmam için ondan daha fazla sevebileceğim birinin karşıma çıkması gerekiyor. Çivi çiviyi söker misali karşılaştırması değil bahsettiğim. Eğer bu şekilde düşünmüş olsaydım bu zaman sürecinde hayatıma bir çok kadın girerebilirdi. Benim istediğim ise çok değil yalnızca tek bir kadın. Aç olduğum bir duygumdan bahsediyorum.

Kabullenmemin zor olduğunu düşündüğüm aslında benim hayatımdaki en büyük gerçeklerden biriymiş. Ve en kolay kabullenebilecek bir gerçek. Sonunda bitti. Hayatıma yön verme kararını aldım. Aldığım bu karar arkasından bir karar daha almam gerektiği çıktı karşıma. Aslında bugüne kadar hiç almadığım bir karar. Düşündüğümde beni gerçekten çok heyecanlandırdı. Bir başka insanla ortak kararlar alma fikri ilk olarak sorular uyandırsada cevaplarını keşfettikçe muhteşem bir rüyaya bürünüyor.

Bir an önce hayatımda bir insana yer vermek istiyorum. Başımı ayak parmaklarıma bakmaktan kaldırıp ufka bakmaya başladım. Gerçekten çok güzel kadınlar var. İsteyerek kadınların kendi aralarında geçen sohbetlere kulak misafiri oluyorum bir çok yerde. Mutlu olan çiftlere bakıyorum. Arayış içindeyim. Kimi zaman göz göze geldiğim kadınlar oluyor. Çekingenlik boyutu mu desem adına? Tutuk kalmak mı? Utangaçlık mı?

Kadınların dilinden duygularından çok iyi anlayan biri olmama rağmen neden bu kadar arka planda kalıyor. Ve karşımdaki insana istediğini veremiyorum diye düşünüyor bu soruyu defalarca kendime soruyorum.

Aslında istedikleri çok basit. Samimi mesafeli bir merhaba ile başlaya bilir herşey. Saygı temel kaynak. Gerçek bir ilgi, bunaltıcı olmayan. O kadar çok yalnız bırakıyoruz ki onları sonunda yalnız kaldığımızın farkına varıp bir çok defa onları suçluyoruz. Doğru kadın yok. Doğru ilişki olduğuna inanıyorum. Bir ilişkiye başlamanın en sağlıklı yoluda iyi bir iletişim sağlamaktan geçiyor.

Bir erkek bir kadın ile birlikte olmaya başladığında özellikle bu kadınla iyi anlaşıyorsa kendine daha bir özen gösteriyor. Oysa kadınlar bunu her zaman yapıyor. Sizce başka bir kadından daha güzel görünmek ona hava atmak için mi. Kesinlikle buna katılmıyorum. Kadınlar gerçek ilgiye saygıya ulaşmak için bunu yapıyor diye düşünüyorum.

Ben niçin aynı özeni kendime göstermiyorum. Kendime olan saygısızlığımdan olabilir mi? Gördüğüm güzel bir kadının yanına sokulma cesaretini niçin gösteremiyorum? Kıyafetlerimden dolayı mı, saçımı taramadığımdan yada alacağım tepkiden korktuğum için mi?

Ben keşfetmek değil, keşfedilmek istiyorum. İstanbul gibi..

Geleceğe yolculuk..

Perşembe, 11 Şubat 2010

Bugün çalıştığım şirkete ait bir aracın üzerine haciz olmadığına dair Kadıköy Trafik Müdürlüğü ‘nden yazı almak için Bostancı’ ya gittim. İşlerimi hallettikten sonra işyerine dönmek için Bağdat Caddesi’ nden Kadıköy İETT otobüsüne bindim.

Otobüste karşılaştığım manzara beni çok etkiledi. Otobüsün içerisinde yalnızca bir kaç koltuk boştu. Yolcuların yaş ortalamaları 55 – 75 yaş arasıydı. Birbirinden şık giyinmiş hanfendiler ve beyfendilerden oluşan bu yolcu grubunun beni daha da çok etkiliyen yönü, bir çok kişinin birbirlerine selam vermeleri ve hoş bir sohbet içerisinde yolculuk yapmalarıydı. Kadıköy’ e gele kadarda ayakta yolculuk yapan hiç kimse yoktu.

Gerçek İstanbul hanfendileri ve beyfendileri dedikleri bu olsa gerek. İster istemez onların arasında olduğumu düşünmeye başladım. Acaba yaşlandığımda bu insanların arasında yer alabilecek miydim? Böyle bir şeyi gerçekten çok isterim. Yaşladığımda özel şöfor ile yolculuk yapmaktansa, tevazzu sahibi, mütevazı, şık giyimli insanlar arasında yolculuk yapmak ve toplumdan kopmadan yaşamak çok güzel bir duygu olduğunu düşünüyorum. Gerçekten bugün yaşadığım bu yolculuk benim gelecekle ilgili düşüncelerimi çok etkiledi.