Neden olmasın?
♫ Pazar, 21 Şubat 2010
10 yıl kadar önce duyduğum yakın zamanda karşılaştığım hatta bir yazımda da yer verdiğim. Network marketing, network satış sistemi Türkçe tabiri ile dost alışverişi hakkında biraz daha paylaşımda bulunmak istiyorum.
Günümüzde üretici firmalar televizyon, radyo, afişler, el broşürleri vs. reklam araçları ile bir ürünün tanıtımında istedikleri satış grafiğini yakalayamaz oldular. Bunun sebebi insanların bir birleriyle paylaşma arzularının yükselmesi. Düşünün bir arkadaşınız bir ürün aldığı ve memnun kaldığında bunu sizinle paylaşıyor. ”Ben x marka bir telefon aldım ve çok memnun kaldım.” dediğinde, telefon almak istediğinizde mağazada ilk uğrayacağınız yer arkadaşınızın size tavsiye ettiği ürünün bulunduğu reyon olmaz mı?
Özellikle Türk insanının biri başım ağrıyor dediğinde; ”Aaa dur ben x ilacı kullanıyorum çok iyi geliyor. Sende bunu kullan” dediğimizi dikkate alırsak(!), sürekli olarak bilinçli yada bilinçsiz olarak birilerine bir şeyler tavsiye ediyoruz. Bunu gören dünya ülkelerinden başta Amerika ve Japonya olmak üzere bu sistemi daha cazip bir satış ve pazarlama şekline getirerek ismini network, network maketing gibi isimler altında başarılı bir şekilde yürütüyorlar.

Network Marketing nedir?
Satış sektöründeki herkes ”Yavru Köpek” tekniğini bilir. Eğer ürünü kısa süreliğine de olsa evine ya da ofisine sokabilirseniz, satış yapma olasılığınız artar. Neden? Çünkü tıpkı bir köpek yavrusunu evinize aldığınızda olduğu gibi, bir şeye sahip olduğunuzda onu mağzadaki halinden daha değerli görürsünüz. Bunu yaptığınız anda ürünün insan zihnindeki değeri bir anda artar. Zihindeki bu değer mağazadaki etiketten çok daha yüksektir, dolayısıyla müşteri ürünü hemen alır. (Kevin HOGAN)

Çok katlı pazarlama, doğrudan satışın geliştirlmiş bir türüdür. Buradaki amaç işyerleri ve parakende satış noktalarına ürünün yayılmasını engelleyerek daha yüksek kazanç elde etmek ve satış yapan kişilere daha yüksek bir kazanç getirisi sağlamak. Satış yapan kişinin birinci kazanç yöntemi kişsel yaptıkları satışlardan doğan kazanç. Diğeri de uygulanan plana göre ekiplerine (kademe basamakları sistemi ile) kayıt ettikleri kişilerin ve sonrada bu kişilerin kayıt ettiklerinin satışlarından doğan kazanç. Bu yüzden çok katlı pazarlama (Network) kişiye özgü kendi bağımsız işini kurma ve geliştirme şansını sunan bir olanaktır.
Gerçekten bu konuda başarılı olduklarını ve yakın zamanda kral olacaklarını düşündüğüm bir çok şirket mevcut ve hedeflerine ulaşmaya yakın çok fazla uluslar arası şirketler mevcut. Evet, evet krallık diyorum. Sistemin amacı tamamen buna endeksli. Fakat bu kral olma yolunda ilerleyen kişlerin yalnızca şahsi değil ülkesi adına da bir takım yatırımlar yaptığı gerçeğini atlamamak gerekiyor.
Yaklaşık 10 yıldır faliyet gösteren bu sistem ülkemizde banka, kozmetik, sağlık, iletişim, gibi sektörlerde kulanarak oldukça yol kat etmiş durumda olan bir çok firma var. Bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar dış ülkelerden bu işi yöneten insanları düşünün.
5 şirket yılda 100.000 üye kazansa – ki fazlasını kazanmış durumdalar. 10 yıl içerisinde 5.000.000 kişiye ulaşmış oluyorlar. Altını çizerek söylemek istiyorum kazandıkları bu 5.000.000 kişi sabit ellerinde kalıyor. Bu kadar insanın böyle bir sistem içerisine zengin olacaklarını düşünerek üye olmak yada diğer tabirle satış temsilcisi olmak için giriş ücreti olarak verdikleri parasal değerlerin hesaplamasını yapmak bile istemiyorum. Bu Ülkemiz için ciddi bir tehdid oluşturmuş durumda.
Bu sistem içerisinde yer alan arkadaşları takdir ediyorum. Çünkü gelişime bilgiye verdikleri değer tartışılmaz. Networker arkadaşlardan bir ricam var. Gelin biz bu işi ülkemizdeki üretici firmalara taşıyalım. Onlara destek verelim. Emin olunki kralsız bir ülkede sadrazam olmaktansa. Kralı olan bir ülkede soytarı olmayı tercih ederim.
Türk networkerları desteğe bekliyorum. Başarabiliriz.! Sadece networkerları değil üretici firmalarıda biz networkerlara desteğe bekliyorum. Böyle bir uygulamada gönüllü olarak yer almaktan onur duyarım.



